DiscoverSözler Mecmuası(105) 29. Söz/16, Sh 206 | 2.Mesele| Şeffafiyet, mukabele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat sırları
(105) 29. Söz/16, Sh 206 | 2.Mesele| Şeffafiyet, mukabele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat sırları

(105) 29. Söz/16, Sh 206 | 2.Mesele| Şeffafiyet, mukabele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat sırları

Update: 2025-10-09
Share

Description

İkinci Mes’ele ki kudret, melekûtiyet-i eşyâya taalluk eder. Evet, kâinâtın ayna gibi iki yüzü var. Biri mülk ciheti ki, aynanın renkli yüzüne benzer. Diğeri melekûtiyet ciheti ki, aynanın parlak yüzüne benzer. Mülk ciheti ise, zıdların cevelângâhıdır. Güzel- çirkin, hayır-şer, küçük-büyük, ağır-kolay gibi emirlerin mahall-i vürûdudur. İşte şunun içindir ki, Sâni‘-i Zülcelâl, esbâb-ı zâhiriyeyi tasarrufât-ı kudretine perde etmiştir. Ta dest-i kudret, zâhir akla göre hasîs ve nâ-lâyık emirlerle bizzât mübâşereti görünmesin. Çünkü azamet ve izzet öyle ister. Fakat o vesâit ve esbâba hakîkî te’sîr vermemiştir. Çünkü vahdet ve ehadiyet öyle ister. Melekûtiyet ciheti ise, her şeyde parlaktır, temizdir. Teşahhusâtın renkleri, müzahrafâtları ona karışmaz. O cihet vâsıtasız, kendi Hâlik’ına müteveccihtir. Onda terettüb-ü esbâb, teselsül-ü ilelyoktur. Ona illiyet, ma‘lûliyetgiremez. Eğri-büğrüsü yoktur. Mâni‘ler müdâhale edemezler. Zerre şemse kardeş olur. Elhâsıl: O kudret hem basittir, hem nâ-mütenâhîdir, hem zâtîdir. Mahall-i taalluk-u kudret ise hem vâsıtasız, hem lekesiz, hem isyansızdır. Öyle ise, o kudretin dâiresinde büyük küçüğe karşı tekebbürü yok. Cemâat ferde karşı rüchânı olamaz. Küll cüz’e nisbeten kudrete karşı fazla nazlanamaz. Üçüncü Mes’ele ki kudretin nisbeti kanunîdir. Yani, çoğa-aza, büyüğe-küçüğe bir bakar. Şu mes’ele-i gāmızayı birkaç temsîl ile zihne takrîb edeceğiz. İşte kâinâtta “şeffafiyet, mukābele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat” birer emirdir ki, çoğu aza,Sayfa 207Elifler Adedi(14)büyüğü küçüğe müsâvî kılar. Birinci Temsîl: Şeffafiyet sırrını gösterir. Meselâ, şemsin feyz-i tecellîsi olan timsâli ve aksi, denizin yüzünde ve denizin her bir katresinde aynı hüviyeti gösterir. Eğer küre-i arz, perdesiz güneşe karşı muhtelif cam parçalarından mürekkeb olsa, şemsin aksi her bir parçada ve bütün zemin yüzünde müzâhametsiz, tecezzîsiz, tenâkussuz bir olur. Eğer farazâ şems, fâil-i muhtâr olsa idi ve feyz-i ziyâsını, timsâl-i aksini irâdesiyle verse idi, bütün zemin yüzüne verdiği feyzi, bir zerreye verdiği feyizden daha ağır olamazdı. İkinci Temsîl: Mukābele sırrıdır. Meselâ, zîhayat ferdlerden yani insanlardan terekküb eden bir dâire-i azîmenin nokta-i merkeziyesindeki ferdin elinde bir mûm ve dâire-i muhîtteki ferdlerin ellerinde de birer ayna farz edilse, nokta-i merkeziyenin muhît aynalarına verdiği feyiz ve cilve-i aks müzâhametsiz, tecezzîsiz, tenâkussuz nisbeti birdir. Üçüncü Temsîl: Muvâzene sırrıdır. Meselâ, hakîkî ve hassâs ve çok büyük bir mîzân bulunsa, iki gözünde iki güneş veya iki yıldız veya iki dağ veya iki yumurta veya iki zerre herhangisi bulunursa bulunsun, sarf olunacak aynı kuvvet ile o hassâs azîm terâzinin bir gözü göğe, biri zemine inebilir. Dördüncü Temsîl: İntizâm sırrıdır. Meselâ, en azîm bir gemi en küçük bir oyuncak gibi çevrilebilir.

Comments 
loading
In Channel
loading
00:00
00:00
1.0x

0.5x

0.8x

1.0x

1.25x

1.5x

2.0x

3.0x

Sleep Timer

Off

End of Episode

5 Minutes

10 Minutes

15 Minutes

30 Minutes

45 Minutes

60 Minutes

120 Minutes

(105) 29. Söz/16, Sh 206 | 2.Mesele| Şeffafiyet, mukabele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat sırları

(105) 29. Söz/16, Sh 206 | 2.Mesele| Şeffafiyet, mukabele, muvâzene, intizâm, tecerrüd, itâat sırları

Av. Ali Kurt